RÖPORTAJLAR  

        Orta Anadolu gazetesi olan KonyaMerhaba Gazetesinin

        Nevzat Laleli ile yaptığı röportaj

        Bu röportaj ile haftada iki neşredilen (pazartesi, perşembe) Asr-ı Saadet çizgileri makalelerini Web: www.merhabagazetesi.com.tr sitesinin arşiv bölümünden 10.Ekim.2005 tarihinden itibaren okuyabilirsiniz.       

                        

                                    NEVZAT LALELİ İLE RÖPORTAJ

“Evlenmede Asr-ı Saadet çizgileri” yazılarını neşrettiğimiz yazarımız Nevzat Laleli’yi ve makalelerinde ele aldığı “Evlendirme çalışmaları” konusunu okuyucularımıza tanıtmak istedik Gazetemize gelerek bizleri de ziyaret eden Laleli’ye bazı sorular sorduk, cevaplar aldık. Bir sohbet havasında gecen röportajımızı beğenerek okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

         MERHABA: Sayın Laleli, isterseniz önce sizi tanıyarak röportajımıza başlayalım.

LALELİ :Size ve gazetemiz Merhaba değerli çalışanları ve okuyucularına teşekkürlerimi sunarken Ramazan ayınızı ve yaklaşmakta olan Ramazan Bayramınızı da tebrik ediyorum.

Ben 1946 yılında Konya’da doğdum. Babam Konya eşrafından eski demir tüccarı Seyit Mehmet Laleli, annem ise Sebahat hanımdır. Soyadım, köken itibariyle Meram-Lalebahçesi olduğundan Laleli olarak alınmış. İlk, orta ve lise tahsilimi Konya’da yaptım. 1968-69 öğrenim yılında Mühendislik tahsili için Ankara’ya gittim. Bir mutlu tevafuktur ki ilk günden itibaren Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın öğrencisi oldum. Prof. Erbakan bizim “İmalat usulleri” derslerimize hoca olarak giriyordu. 1971’de mezun oldum ve Makine mühendisi olarak çalışma hayatına atıldım.

Gece öğrenim öğrencisi olduğumdan gündüzleri zamanım müsaitti. Bu arada İstanbul’da neşredilen “Bizim Anadolu Gazetesi Ankara bürosu elemanı” Arif Nihat Asya ve Emine Işınsu Okcu’ların çıkardıkları “Defne ve Ayşe” isimli dergilerde idare müdürlüklerini yaptım, dergilerde çocuklar için dini dersler yazıları yazdım Bunlar benim ilk yazılarımdı..

Sayın Erbakan’ın seçimle geldiği Odalar Birliği Genel Başkanlığından Demirel hükümetince alınması ve onun bağımsız milletvekili çalışmaları yaptığı dönemler benim gazete muhabirliği dönemlerime rastlamakta, yaptığım haberleri gazeteme göndermekteydim. Hak davanın yılmaz mücahidini yakından tanıma imkanı bulan ben onun hemen hemen bütün siyasi çalışmalarında ona yardımcı olmaya çalıştım. O MNP, Milli Nizam Partisini kurdu ben partinin Gençlik kolları Genel Başkanlığını, o MSP, Milli Selamet Partisini kurdu ben partinin Gençlik kolları Genel Başkanlığını yaptım. 1974 de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Danışmanlığı ve Bakanlık bünyesinde kurulan “Ağır Sanayi Yüksek İhtisas Okulu Yönetim kurulu Başkanlığı” 1978 de Genel Merkezi Konya’mızda kurulan Türkiye Kur’an Kursları federasyonu Genel Başkanlığı, 1980-1997 (17 yıl) Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanlığı çalışmalarını yürüttüm. Vakfın bünyesinde gençler için Gençlik Dergisi ile çocuklarımız için Kıvılcım dergilerini 7 yıl süre ile çıkartarak dergilerin sahipliklerini yaptım ona yazılar yazdım. Şu anda da Milli Gençliğin Şeref Başkanı ünvanı ile ülkemizin her noktasındaki gençlerimizden büyük ilgi ve iltifat görmekteyim.

1997 yılında vakıftan ayrılınca bu kere UZMAN Mühendislik A.Ş ile GENÇLİK müşavirlik A:Ş lerin genel müdürlüklerini yürütmekteyim.Tabii YUVAMIZ evlendirme bürosu ise bu şirketlerin bünyesinde bulunmaktadır. Şu anda Ankara’da ikamet etmekteyim. 2’si oğlan 4’ü kız 6 çocuğum var. Bu arada 3 kızımı evlendirdim ve 3 kıymetli damada sahibim.

         MERHABA: Desenize, siz de 36 yıllık milli görüşçüsünüz.

        LALELİ: Elbette. Bununla iftihar duymaktayım. Milli görüşçü olmak, diğergam olmaktır. Yani başkalarının dertlerini kendine dert edinmek ve başkalarının da iyi olmasını istemektir. Başkalarının mutlu ve mesut olmasına çalışmaktır. Zaten böyle olduğu içindir ki, bugün Evlendirme bürosu kurmama da bu temel inanç konuları sebep olmuş bulunmaktadır. Biraz daha açık konuşmak gerekirse aslında müslümanlığın özü budur ve diğergam olabilmektir. Fakat bu davranış ferdidir. Zulmün ortan kaldırılması ve hakkın hakim kılınması ise iyiliklerin., güzelliklerin, adaletin toplumun istifadesine sunulmasıdır.

         MERHABA: Sayın Laleli, öz geçmişinizi anlatırken orada evlendirme konuları ile daha önce uğraşıp uğraşmadığınızı aradık ama böyle bir çalışma yapmamışsınız  Nereden çıktı böyle bir çalışma ve siz toplumda hürmet gören bir insanken bu çalışmaya nasıl cesaret ederek girebildiniz? Evlendirme çalışmalarının sizi yıpratacağından korkmadınız mı?

LALELİ: Hayatının 35 yılını sosyal çalışmalarda geçiren bir kardeşiniz olarak insanlarımızın ve ailelerimiz dert ve sıkıntılarını yakından tanımak imkanı buluyorsunuz. Gençlik çalışmaları içerinde ve bilhassa Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanlığı bölümünde bazı anne ve babalar bana gelerek kızları için koca, oğulları için gelin adayı aramakta olduklarını bu konuda kendilerine yardımcı olmamı isterlerdi. Vakfın ağır yükü altında bu taleplere her zaman uygun cevap veremiyordum. Bu arada evlenmelerine vesile olduğum bir çok kardeşlerim oldu. Ama bunlar temelsiz, kayıtsız, amatörce yapılan işlerdi. Her ne kadar piyasada bir takım evlendirme büroları olduğunu duyuyorduk. Ama bunlara güvenilir miydi? Bizim de içerisinde bulunduğumuz muhafazakar ve mütedeyyin insanların gönül rahatlığıyla müracaat edecekleri bir evlendirme bürosu yoktu. Halbuki gelinlik kızı ve damatlık oğlu bulunan ailelerin böyle bir büroya çok büyük ihtiyaçları bulunmaktaydı.

İzin verirseniz bu arada bir parantez açalım ve bir önemli hususu belirtelim..

         MERHABA: Hay hay. Elbette.

LALELİ: 2000 yılı başlarında resmen çalışmalarına başladığımız Evlendirme büromuzda gördük ki, ailelerin böyle bir büroya olan ihtiyaçları büyük olduğu halde arzu edilen yoğunlukta müracaat yapılmıyor. Bazı kardeşleriz müracaat etmişler ama uygun eş bulamadıklarından onların evlendirilmeleri mümkün olmuyor. Müracaatlar yoğun olsaydı, mutlaka biri olmazsa diğeri bir talibin istedikleri özelliklere sahip olacak bu da evlenen kardeşlerimizin sayısı artıracak ve bizim evlendirme sayımızı yükseltecekti. Bunu iki sebebe bağlıyorum. Birincisi biz kendimizi ve çalışmalarımız yeterince halkımıza ve ihtiyaç sahibi ailelere duyuramadık. İkincisi ve belki en önemli sebep; “Evlendirme bürosu kanalıyla evlenilir mi hiç?” kanaatinin toplumda yer etmiş olması ve bu kanaatin değiştirilmesinin hayli zor olmasıdır.

İlk sorunuzu tamamlayalım. Bu bölüme aşağıda yine cevap verebiliriz.

         MERHABA: Konular birbirlerine bağlı gidiyor. Okuyucularımızı ve merak ettikleri konuları onlara en uygun şekilde aktarmak bizim görevimizdir. Mesela burada aklımıza gelen soru şudur. Sizler kurduğunuz bu evlendirme bürosu kanalıyla şu ana kadar kaç kişiyi evlendirdiniz?

LALELİ: Pek tabii. Sorularınıza hep cevap vermeye çalışacağım. Ama, siz böyle bir büroyu açmaya nasıl cesaret ettiniz sorusu henüz cevap bulmadı.

Gerçekten çok zor bir olaydır bu. Eğer çalışmalarınız, halkımızda hüsn-ü kabul görmezse sizi yıpratır, ne genel başkanlığınız kalır, ne de şeref başkanlığınız. Yıllarca uğraşarak elde ettiğiniz bu ünvanlar (halkımızın kabulü ile) elden uçar gider ve siz sudan çıkmış balık gibi ortada kalabilirsiniz.

Evlendirme çalışmalarımızı halkımıza ilk defa duyuran, Show TV ile Reha Muhtar olmuştur. Bir müddet sonra yayınlayacağınız makalelerim arasında “Ayağa çelme, iyiliklere firen” başlığında bir yazımda da anlattığım gibi Show TV’nin Ankara bürosu elemanı yanında (daha sonra sivil polis olduğunu öğrendiğimiz) bir adamla büromuza gelerek damat adayımız olarak kaydolur. Kendisine ödediği kayıt ücretine mukabil şirketimizin faturası kesilir. Biraz sonra aşağıdaki sivil polisler de gelir ve bizi dolandırıcılık suçundan yakalayarak Ankara Emniyet müdürlüğüne götürürler. Nöbetçi savcı bizi serbest bırakır. Ancak akşam haber kuşağında Reha Muhtar’ın; “21. asra girerken görülmemiş bir dolandırıcılık olayı. Milli Gençlik Vakfı Şeref Başkanı Nevzat Laleli, Depremzedeleri dolandırırken yakalandı” şeklindeki haberi bütün ülkeye bir bomba gibi düşer.

Bizi ve çalışmalarımızı halkın gözünden düşürmek kastıyla yapılan bu komplo daha sonra mahkemeler kanalıyla bozulur. Ama böylece biz ve çalışmalarımız halkımıza duyurulmuş oluruz.

Bir gün büroma bir telefon gelir. Telefondaki bir hanımdır. “Nevzat bey, sizi tebrik ederim. Kimsenin cesaret edemeyeceği bir hizmeti yerine getiriyorsunuz. Hem biliyor musunuz, Kur’a-ı Kerim’de evlenin diye bir ayet bulunmadığı halde evlendirin diye bir ayet bulunmaktadır” demiştir.

Benim böyle bir çalışma yaptığımı duyan bazı yakınlarım ve dostlarım; “Sana bu çalışma yakışmaz. Sen kendini yıpratıyorsun. Sana çöp çatan derler. Bize de ikinci karı bulur musun...” gibi kelimelerle benim önümü kesmeye çalıştılar. Hatta bazı boş adamlar Konya’daki kayın pederime giderek, “senin damadın bak neler yapıyor” diye güya beni gammazlamışlar ve adamı tahrik edecek sözler söylemişler. O da kızını (eşimi) arayarak benim bu işten vazgeçmemi istemiş.

Ben bu türlü menfilikler içerisindekilere; “Yaptığım iş yanlış bir iş midir? Yasak mıdır? Haram mıdır? Hiç biri değildir. Öyleyse ben, yaptığım için doğrulunu biliyorum. Mukaddes bir hizmet yaptığıma inanıyorum. Yasal bir engel de bulunmadığına göre halkımızın ve ailelerin sıkıntılarına derman olmak boynumun borcudur” dedim. Kulaklarımı bu türlü menfi sözlere kapatarak çalışmalarıma devam ettim.

         MERHABA:  Çalışmalarınız  meğer ne zorluklar içerisinden geçmiş.

LALELİ:  Olacak. Zorluklar bizler içindir. Bu zorluklar karşısında pes etmeyerek onu yenmeye çalışmak da bizim görevimizdir. Neticede başarı ancak böyle elde edilir.

         MERHABA: Biraz da işin teknik, sosyal, psikolojik ve dini yönlerine bakalım. Büronuza nasıl müracaat edilir? Siz bir adaya nasıl eş bulursunuz?  Evlenme de mutluluk esas olduğuna göre bu mutluluğu yakalamak için hangi kıstasları kullanıyorsunuz?

LALELİ: 17.Ağustos.1999 büyük Marmara depremine sıkıntılar içine düşen depremzedelerin kurtulabilmeleri maksadıyla sadece bir teklif olan bu evlendirme işleri, Show TV nin komplosu sonucu “artık tarafımdan eda edilmesi bir farz haline gelmiş bir iş” haline dönüşmüştü. Bunu 2000 yılının başı olarak kabul ederseniz bu güne kadar 65 çift yani 130 kardeşimiz evlendirilerek yuvaları kurulmuşlardır. İlk kuruluş zamanları müracaat edenler az ve müracaat edenlerin özelliklerinin birbirini karşılamasının zorluğu açısından evlenmeler zor olurken aradan geçen zaman içerisinde talepleri daha kolay karşılama imkanı bulduk.

Bize müracaat ekmek isteyenler için bizim matbu bir müracaat formumuz var. Damat ve Gelin adaylarımız bu formu kendi el yazıları ile doldurarak 4 vesikalık fotoğrafla birlikte tekrar bize iade edeceklerdir. Bu formun arka yüzünde adayımızın adres ve telefonları bulunmaktadır. Adres ve telefonlar bizde saklı tutulmakta, gelin ve damat adayımızın her ikisinin birbirlerini uygun bulduklarını bize bildirmeleri halinde kendilerine verilmekte ve görüşmeleri istenmektedir.

 

MERHABA: Evlendirme çalışmalarınızda birbirine taştırdığınız adaylar arasında flört yapanlar var mıdır? Flört ve görücü usulü evlendirmelerden hangisini uyguluyorsunuz?

LALELİ: Evlendirme çalışmalarımız adayların flört yapmalarına kapalıdır. Yani bize müracaat edenleri biz büromuzda tanıştırmayız.  Çünkü, flört sistemi ile evlenmeye karar vermek, gençlerin hislerine kapılarak karar vermeleridir ve yanlış bir metottur. Boşanmalar en çok bu sistemle evlenmiş eşler arasında olmaktadır. Kaldı ki müracaatlar ülkemizin her yerinden yapılabileceği gibi ülkemiz dışından Avrupa’dan ve Almanya’dan da yapılabilmektedir. Büromuzun bulunduğu Ankara‘dan olsun , ülkemizin değişik yerlerinden müracaat eden adaylarımız olsun birbirleriyle tanıştırılmalarını PTT yolunu kullanarak mektupla yapmaktayız.

 Böylece de evlenecek iki gencin birbirlerine karşı hislerini uyandırmadan önce onları evlilik gibi önemli bir kararı akıllarıyla vermelerini istemekteyiz. Hisleri daha sora birbirleriyle tanıştıktan sonra elbette ki uyanacaktır. Biz bu sisteme, “Aklı hissin önüne alan sistem” diyoruz. Bu da, evlilik gibi önemli bir kararı verirken, kararın sağlıklı bir şekilde olmasını, yuvanın uzun ömürlü olmasını ve kurulan yuvaların mutluluğu yakalamasının önemli şartları arasında bulunmaktadır.

Yuvada mutluluk esastır. Mutluluğu temin edebilmek ise eşlerin birbirleriyle anlaşmalarına bağlıdır. Eşlerin birbirleriyle anlaşabilmelerinin en önemli ölçüsü “dünya görüşü paralelliğidir” Bu sebeple bize müracaat eden adaylarımızı önce üçe ayırmaktayız. Bunlar; muhafazakarlar, liberaller ve sosyal demokratlardır. Her adayımıza kendi fikrini paylaşan bir eş bulmaya çalışmaktayız. Daha sonra aynı fikir ve inançta olduğu halde guruplarına bakmakta, aynı gurubun iki insanını bulmaya çalışmaktayız.

Bütün bu incelemelerden sonra adayların formlarını çaprazlama birbirine göndererek her bir adayımızın karşı aday hakkındaki fikrini sormaktayız. Eğer her iki taraf da birbirleri için “uygundur” diyorsa damat adayımıza gelin adayımızın adres ve telefonlarını vererek aramasını istiyoruz. Artık damat adayımız hangi gelin adayımızı aradığını bilerek aramakta, gelin adayımız ise hangi damat adayının kendisini aradığını bilmektedir.

Taraflardan birisi karşı adayı uygun bulmamışsa bu çalışma uygun aday bulununcaya kadar bir yıl devam etmektedir.

         MERHABA: Yani müracaat eden bir adayı evlendirmeden bırakmıyorsunuz. Öyle mi?

LALELİ: Bizim amacımız öyledir. Ancak, evlenip evlenmemeye karar vermek tamamen adaylarımızın ve onların ailelerinin bilecekleri bir husustur. Bir sene boyunca kendisi 15 kadar aday gösterilen bir damat adayımız evlenememiş, ikinci seneye sarkmıştır. Bazen de ilk müracaatta uygunluk gösteren adayımız olmakta ve hemen nikahını kıyarak düğününü yapmaktadır

İşin en önemli tarafı, büromuza müracaat eden adaylarımız evlenmek maksadıyla müracaat ettiklerinden evlendirme yolunun yarısı geçilmiş olmaktadır. Kalan yarısı da adayların birbirlerini beğenmesidir.“Damadımı arıyorum” başlıklı yazım böyle bir gelin adayımız ile uygun damat arayan bir babayı anlatmaktadır.

         MERHABA: Büro kanalıyla evlendirmenin  halkımızca benimsenmemiş olduğunu söylediniz. Bunun sebebi sizce ne olabilir?

LALELİ: Evlilik, bilhassa kız çocuğu olan aileler için mümkün mertebe gizli tutulması gereken bir husustur. Eğer düğünden evvel evlenmenin yapılamayacağı görülür de kız tarafı ayrılırsa, evlatlarının adının “sözlüden veya nişanlıdan ayrılmış olduğunun duyulmasını istemezler.” Çünkü kızlarına gelebilecek bir başka talibin bu konulardan dolayı gelmemesi durumu vardır diye düşünürler. Bu isteklerinde de haklıdırlar. Büromuz ise sır saklama konusunda gerekirse aileler ve yakınlarından bile gizli tutmaktadır. Büromuza müracaat eden adaylardan başka kimseye bilgi verilmemekte, adayların form üzerinden birbirlerini inceleyip bir tarafın uygun görmemesi halinde bile karşı adayın adres ve telefonu gitmediğinden olayın sır yönü her türlü çalışmalardan daha mükemmeldir.

Örf ve adetlere bağlılığın evlenme konularında daha çok ortaya çıkmasıdır. Halkımız genellikle evlendirme bürolarını gayri ciddi ve dürüst olmayan yerler olarak bilmektedirler. Çok afedersiniz, bürolara kadın pazarlanan yerler nazarıyla bakılmaktadır. Kesinle yanlış bir hükümdür. Başka evlendirme büroları bizi ilgilendirmez ama bizim büromuza başvuran kızlarımızı, kendi öz kızlarımdan farklı görmüyoruz. Ve yapılan çalışmanın adı uygun eş bulmadır, kesinlikle pazarlama değildir. Nitekim, evlenme kararını adaylarımız kendileri vermektedirler.

Aslında büro hizmetleri, evlenecek evladı olanlar için bir büyük kolaylık merkezidir. Evlenecek evladı olan kardeşlerimiz her hangi bir yerde karşılaştıkları dost ve arkadaşlarına durumu bildirerek  damat veya gelin adayı aramakta olduklarını söylemekte onlardan yardım istemektedirler. Alınan cevap; “Peki. İnşallah bakalım” şeklindedir. Ancak aradan aylar geçtiği halde bir cevap çıkmamaktadır. Bu da gayet doğaldır. Çünkü adamın başka işleri vardır, bu bir. Senden ayrıldıktan sonra kendi işlerine dalmakta ve seni unutmaktadır. İkincisi, adam kendine “çöp çatan denmekten korkmaktadır” dolayısı ile ilgisini senin işine yoğunlaştıramamaktadır. Üçüncüsü, “iyi çıkarsa kendilerinden, kötü çıkarsa benden bilirler diye çekinmekte” ve istenen hizmeti verememektedir.

Halbuki evlendirme bürosunda dosyaya girmiş ve evlenmek için bekleyen adaylar vardır. Onlar olmasa bile bir boyunca gelebilecek adaylar arasında sana uygun bir adayın olması kuvvetle muhtemeldir.

         MERHABA: Büronuza evlenmek için yapılan müracaatlardan hangisi fazladır. Erkek mi, kadın mı? Müracaatçıların öğrenim durumları nedir?

LALELİ: Kurulduğundan beri Gelin adayı müracaatımız, damat adayı müracaatından fazla olmaktadır. Müracaatçıların takriben yüzde ellisi yüksek öğrenimli ve meslek sahibi gençler, diğerleri ilk ve orta öğrenim sahipleridir. Eşi ölmüş ve ikinci kere evlenmek isteyen yaşlı dul adaylarımız da bulunmaktadır. Bunlardan erkek adaylarımız bulunmakta, yaşlı dul hanımlarımız nikahın mana ve önemini bilmedikleri, rahmetliye sadakatle bağlı oldukları ve bir küçük gelirleri bulunduğu için evlenme müracaatını yapan adaylarımız az olmaktadır.

Bu konu temin için 1999 ve 2000 yılları Ramazan ayına iki hafta kala Diyanet işleri Başkanlığına iki yazı yazarak; Ramazanda bir Cuma günü ülkenin bütün camilerinde nikahın mana ve önemini ele alarak yaşlı dul hanımların evlenmeye teşvik edilmesini istemiş ancak bunda başarılı olamamıştım.

         MERHABA: Sayın Laleli. Biraz da evlendirdiğiniz ve yuvasını kurduğunuz insanlardan konuşalım. Bunlar içinde hiç ayrılanlar oldu mu?

LALELİ: Büro olarak ülke geneline ve hatta yurtdışına hizmet verdiğimiz için müracaatlar da değişik il ve ilçelerden hatta köylerden gelebilmektedir. Mesela, Bozkır’ın bir köyünden gelin adayımız vardır. Evlenmelerde eşlerin genellikle kendi şehrinden olmasına dikkat ediyoruz. Ankara ve Konya’da bu tip kurduğumuz yuvalar vardır.Ancak şehirler arası evlenmeler de yapılmaktadır. Gerçi türküde; “Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar, arşı arşı memlekete kız vermesinler” deniliyor ama bugün haberleşme ve ulaşım araçlarındaki ilerlemeler sayesinde kimse türküdeki tavsiyeye önem vermiyor. Kız Eskişehir’de oğlan Edirne’de evlendiler ve mutlu bir hayat sürmektedirler. Bunlar gibi Bingöl’den Ankara’ya, İnegöl’den Ankara’ya, Ankara’dan İstanbul-Sultanbeyli’ye, İzmir’den Ankara’ya gelinlerimiz gelmişlerdir.Hatta Almanya’dan İstanbul’a getirdiğimiz gelin olmuş bu mutlu çift daha sonra İstanbul’a yerleşmişlerdir. Geçenlerde bizi aradılar telefonda her ikisini de mutlulukları konuşmalarından anlaşılıyordu. Şu anda Almanya’da 29 yaşlarında iki ikiz kız kardeş gelin adayımız ve iki ayrı damat adayımız eş beklemektedir.

Hiç istenmediği ve Peygamberimiz “bir talak oludumu arş titrer” buyurduğu halde maalesef bizde de boşanma oldu. Boşanma sebebi ise ekonomik imkansızlıklar olmuştur.

         MERHABA: Evlendirdiğiniz aileler sizinle temas kuruyorlar mı? Veya siz onların evlilik esnasında karşılaştıkları sizin çözebileceğiniz problemlerine  eğiliyor musunuz?

LALELİ: Bundan daha tabii ne olabilir. Ben onların çöpçatanı değil “Dünürbaşı”larıyım. Dünürbaşılık bir ömür insanların birbirleriyle yardımlaşmasını öngörmektedir. Bir gazetelerde şöyle bir haber görürseniz hiç şaşırmayın. “Dünya’nın en çok torunu olan insan...” Neden olmasın.     

 

         MERHABA: Müracaatlarda bir kayıt ücreti aldığınızı duyuyoruz. Evlendirme gibi bir mübarek çalışmada bu ücretin yeri var mıdır? Varsa neresidir?

LALELİ: Çok şükür. Hayatımızın büyük bir bölümünü gençliğimize ve insanımızın mutluluğuna harcamış bir kardeşinizim. Biz de büro çalışmalarımızda her hangi bir evlendirme ücreti almıyoruz. Ancak kurmuş olduğumuz büronun her ay karşılanması gereken umumi giderleri ile evlendirme çalışmalarımızın giderlerinin karşılanması gerekmektedir. Böylece büromuz ayakta kalabilir ve hizmetlerine devam edebilir. Aksi takdirde büromuz kapanacaktır.

İkinci önemli husus, büromuza yapılan müracaatların ciddiyetinin sağlaması şarttır  Bu hususların temin edilmesi maksadıyla aday kaydı yapılırken kimseyi üzmeyecek bir miktarı veya her kesin verebileceği küçük bir miktarı “Kayıt ücreti” olarak alıyoruz.

         MERHABA: Size ulaşacaklar için elektronik adreslerinizi isterken çalışmalarınızda başarılar dilediğimizi belirtmek isteriz.

LALELİ: Çok teşekkür ederiz. Bu çalışmalarımız gerçekte bir devrim niteliğindedir. Bu gün evlenmek için flört metodunu uygulayan o kadar çok gençlerimiz vardır ki bunların bir çoğu ve hele kızlarımız telafisi mümkün olmayan büyük zararlar içerisine düşmektedirler.

Okuyucularınız veya her hangi bir konuyu öğrenmek isteyenler bizimle her zaman temas kurabilirler.

İnternetde Web sitemiz; www.yuvamiz.net  dir. Buradan indirilecek 3 adet form doldurularak her evlenmek isteyen ( yaşı, medeni hali, öğrenimi, mesleği, fikri ve siyasi yapısı ne olursa olsun) bize müracaat edilebilir. 

E-mail adresimiz ise; nlaleli@mynet.com  dur. Telefonla ulaşacaklar için 0.312.231 62 08 ve 2229 47 75 numaralı telefonlarımız ile 0.312.230 51 25 no lu faksımız hizmetlerindedir.

Gazetemizin bu ilgi alakasından dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum.

         MERHABA: Biz de size ve çalışmalarınıza başarılar diliyoruz. Yapılan bu röportaj ile her hafta pazartesi ve Perşembe günleri yayınlanan makalelerinizi zevkle takip ediyoruz.

 

EbRuLi Web Tasarım - Programlama // 2003