FLÖRT VE SONRASI

      Nevzat LALELİ

_____________________________________________________________________

     FLÖRT NEDİR?

    Flört, lügat kitaplarında; "kadınla erkeğin arkadaşlık etmeleri" diye tarif edilir. Ansiklopedilerde flörtü, "Birbirini sevdiğini zanneden, birbirinden neşe, heyecan alan kadın ve erkeğin bu sevginin neşe ve heye­canın devam edip edemeyeceğini denemek için yapılan bir anlaşmadır" tarzında da tarif yaparlar. Kimilerince "nikahsız beraberlik" adı da verilen flörtte eşler, güya evlilik öncesi için birbirlerini tanımak maksadıyla her yönden birbirlerini denerler. Bu işin içinde cinsel denemeler de söz konusudur. Birbirlerini tanıma adı altında başlatılan sözümona arkadaşlığın nerede duracağı herkesin kendi anlayışına göre farklı kabullere dayanıyor. Kimisi sadece diğer arkadaşların yanında oturup eğlenme diye bu arkadaşlığı tanımlarken, kimisi de arkadaşını daha iyi tanıma adı altında, "Cinsel yönden de uyumlumuyuz?" kılıfıyla cinsel ilişkiye bile varabilmektedir. Eğer zinaya giden yollar kapalı tutulmazsa, en büyük haramlardan birisi olan zinanın da işlenmesi tabi ki kaçınılmaz olmaktadır

    Zamanımızda gayri meşru kadın ve erkek beraberliği şeklindeki hayatın adı, moda deyimle "flörlt" olmuştur. Flört, gençler arasında alabildiğince yaygınlaşmaktadır. "Flörtün sebebi nedir? diye gençlere sorul­duğunda, arkadaşlık, evlilik öncesi tanışma yada gönül eğlendirme" gibi cevaplar alınmaktadır.

    KIZLARIN DURUMU?

    Gönül eğlendirmekten başka gayesi olmayan çoğu erkekler, duygusal yaradılışlı kızları ve kadınları, baştan çıkarmak için flört bahanesiyle onlara yaklaşıyorlar. Evlilik ümitlerine aldanan genç kızların akıbeti felaketle sonuçlanıyor. Birbirini araştırıp incelemek için senli benli olan, birbirlerine gizli kapaklı hiçbir mahremiyetini bırakmayan erkek ve kızın sonları çoğunlukla evlenme ile de bitmiyor. Bu ilişkilerin yüzde dok­sanı evlenmeyle sonuçlanmıyor. En serseri ve asri genç dahi evlenmek istediğinde; hiçbir erkekle konuşmamış, halk tabiriyle "erkek eli değmemiş kızlarla" evlenmeye can atıyor. Flört tuzağının pençesinde kalan kızlar genelde ortada kalıyor, hatta gözünü kadın tüccarlarının adresinde açanlar bile oluyor.

    BİR DOKTORUN TESPİTLERİ

    Dr. Cemal Zeki Önal, flörtçü kızların ortak akıbetlerini güzel bir şekilde tasvir eder;

    "Aşkla şakalaşan kızlar, bıçakla oynayan çocuklara benzerler, ekseriye yaralanırlar. Bu yaralar çok defa pek acı kanar. Kız kızlığını, ulu benliğini kaybeder, gebe kalır, pis hastalıklar kapar, türlü felaketlere uğrar. Flörtte erkeklerin maskesi ekseriya kızların başına bu felaket geldikten sonra düşer. Bu tehlikeli oyunda erkeğin dostluğu buraya kadardır. O yapacağını yapınca hemen ahbaplığı keser, atlatmaya bakar. Fakat sıkıştırılırsa ya 'yalan' der, her şeyi inkar eder veya (hamileliğe) 'benden değil' diye çatar. Bu verdiği musibetle kızı yüzüstü bırakır kaçar. Bir kız için en büyük perişanlık budur. Sevildiğine inanırken aldanmak, böyle bir musibetle yalnız başına kalmak! Bu zevk celladının adı ekseriye 'arkadaş', 'sevgili' veya 'nişanlı'dır. Kız çok defa seve seve bu celladın koluna girer, onunla el ele verir, başbaşa gider.

    FLÖRT EVLİLİĞİ

    Diyelim ki, fIört döneminden sonra bir kız ve erkeğin evlendiğini düşünelim, Bunlar flört döneminde birbirlerine, kendilerinin hoşa' giden yönlerini gösterirler. Aylarca süren tanışma ve derin dostluğu rağmen kusurlarını, zayıf taraflarını birbirlerine göstermezler. Bu dönem içinde nefsani, şehvani istekler, cinsel dürtüler o kadar azmış olur ki, hemen evlenmek isterler ve bu amaca ulaşmak için ikisi de birbirine bağlılık sözü verirler. Öyle sevgi ve sadakat gösterişi içine girerler ki, evlendikten sonra ilişkiler ve münasebetler dünyasında bu devreye hiçbir zaman bir daha tesadüf edilemez. Nihayet en kısa zamanda birbirlerinden ümitsizliğe düşerek boşanmaya sıra gelir. Çünkü ikisi de birbirlerinin aşk ve muhabbet döneminde hiç kendini göstermeyen zayıf taraflarını görmeye başlamışlardır."

    BİR ÖRNEK

Ziya Paşa, temsilci olarak Fransa'ya gittiği zaman, Fransız gazeteciler ve diplomatlar ona bir takım sorular tevcih etmiş, o da cevaplamıştı. Bu suallerden biri şöyle idi:

"-Siz Müslümanlar; kadınları örtmek, kocası veya mahremi yanında olmadan yolculuk yapmasını engellemek, yabancı erkeklerle bir arada bulunma hürriyetini alıp, hayat haklarını sınırlandırmış, onları esaret altında tutmuş olmuyor musunuz?

-Hayır olmuyoruz.

-O halde niçin böyle davranıyorsunuz? Bu soruya Ziya Paşa şöyle cevap vermiş:

-Evvela dinimizin emri olduğu için, bir de çocuklarımızın babasının malum olması için." Gerçekten flörtle ve evlenme bahanesiyle başlayan arkadaşlıkların sonu hayal kırıklığıyla bitiyor. Evlenme ümidiyle aldatılıp, genelevlere satılan kızların varlığı ve sayısı bunun en açık göstergesidir.

    FLÖRT ÖNLENEBİLİR Mİ?

    Olayların tek sebebi, Allah'ın emirlerine uymamaktadır. Çünkü kadın erkek karışımı bir ortamda karşılıklı göz zinası, bedeni temas ihtimali ve bir arada yalnız kalma gibi dinimizin haram kıldığı üç yönlü sakınca görülmektedir. Flörtün sonu zinaya, nesebi gayri sahih çocukların doğumuna kadar gitmektedir. Kız ve erkek çocuklarımıza Allah'ın emirlerini iyi öğretirlerse bu kötülükler önlenmiş olur.

Akit, 23 Temmuz 2001


_______________________________________________________________________________

 

EbRuLi Web Tasarım - Programlama // 2003

n>